Feng Shui

Yemek Odası « Evde Feng Shui

Yemek odası yeterli büyüklükte ve yemek masasını rahatça alacak genişlikte olmalıdır. Mutfağın yakınında ancak ön kapının uzağında bulunmalıdır. Ön kapıya fazla yakın olursa, misafirleriniz yemeklerini çabucak yer ve giderler. Böyle bir durumda ön kapıyı saklayan bir paravan işe yarar. Yemek odası evin köşesinde olmalı, mümkünse iki duvarında pencereler bulunmalı ve içeriye yararlı Ch'i girmesini sağlamalıdır.

Genellikle yemek odası oturma odasının bir köşesi ya da uzantısıdır. Bu iyidir çünkü yemek köşesine pek çok Ch'i gerekir. Ancak yemek masası ön kapıya bakmamalıdır, eğer öyleyse ön kapının çaprazındaki odaya yerleştirilmelidir.

Yemek masası kare, dikdörtgen, oval, yuvarlak ya da pa-kua biçiminde olmalıdır. Kare ya da dikdörtgen masaların yuvarlak köşelerinin olması iyidir. Yuvarlak masalar çevrelerinde oturanların rahatça sohbet etmelerini sağladıkları için iyidir. Bu durum odanın Ch'i enerjisini artırır.

En uygun masalar ahşap ya da ahşap metal karışımı masalardır. Cam ya da mermer üstlü masalardan sakınmalıyız.

Yemek masası açıkta bir kirişin altında olmamalı, merdivene ya da tuvalete bakmamalıdır.

Yan masalar, büfe gibi fazladan mobilyalara odayı tıklım tıklım göstermedikleri sürece yer vardır. Bolluk ve iyilik duyguları yaratması için odada yeterince yer olması çok önemlidir.

Aynalar hem yemek miktarım artırdıkları hem de yemek odası küçükse büyük gösterdikleri için bu odada pek sevilirler.

Çinli aileler bu odada şaşırtıcı oymaları olan mobilyaları tercih ederler. En çok yeğlenen şekiller ejderha ve incidir. Üç Taoist tanrı, bereket, mutluluk ve uzun ömür tanrısı da bu odada sergilenir.

Feng Shui Nedir? « Genel

Feng shui, 'Rüzgâr ve Su' demektir. Temel anlamı çevreyle uyum içinde yaşamaktır. Eski Çin inanışına göre dünyada denge ve düzen vardır ve bazı etkinliklerle bireyler iyi şansı kendilerine çekebilirler. Doğanın rüzgârları ve sularıyla uyum içinde yaşarsak, bolluk ve iyi şans sahibi oluruz. Çevreyle uyum içinde yaşamak Batı'da henüz yeni bir kavram sayılabilir ama Doğu'da binlerce yıldır uygulanagelmektedir.

Feng shui'nin kökenleri eski çağlara dayanır, beş bin yıl önce Hsialı Wu (İ.Ö. 2953,2838) bir kaplumbağa bulmuş ve kabuğunda kusursuz 'sihirli kare'nin varlığını keşfetmiştir. Bu keşiften I Ching, Çin astrolojisi, numeroloji, dokuz yıldız Ki ve feng shui doğmuştur. (Hsialı Wu'nun öyküsünde, Richard Webster'in Talisman Magic adlı yapılında kaplumbağa kabuğu ve değişik kehanet sistemlerinden söz edilir (Llewellyn Pub., 1995).)

1933 - 1936 yılları arasında Walter Schofield, Hong Kong'da yüzden fazla tarihöncesine ait ören yeri keşfetmiştir. Lantau Adası üzerindeki Tung Wan'da, Bronz Çağı'na ait bir mezarlıkta, başları güneye yöneltilmiş altı ölü bulmuştur. Güney feng shui açısından her zaman önemli bir yön olduğundan, bu keşif feng shui'nin tarih öncesi dönemlerde de uygulandığının kanıtı olabilir.

Üç bin yıl önce hükümet binalarının ve sarayların feng shui kuramlarına göre inşa edildiğine ait kanıtlar da vardır. Canton kenti bu dönemlerde feng shui kuramları esas alınarak inşa edilmiştir. Bugün hâlâ Chu Chiang Irmağı'nın deltasına kurulu, denizden doksan mil uzakta, yumuşak eğimli tepelerle çevrili, etkileyici bir kenttir.

Pekin'in kuzeyinde kenti soğuktan koruyan tepeler vardır. Havanın açık olduğu günlerde Yasak Kent'ten Batı Tepeleri izlenebilir. Feng shui'nin başka bir gereği de suyun evin arkasından ziyade ön tarafında olmasıdır. Yasak Kent'in önünden akan Altın Irmak bu prensibin uygulandığını kanıtlar.

Marco Polo, imparatorun, sarayının kuzey duvarına bir mil civarında çevresi olan geniş ve yüksek bir tümsek inşa ettirdiğini kaydetmiştir. Bu tümsek Siyah Kaplumbağa anlamına gelir ve sarayın feng shui'sini iyileştirir.

Feng shui'nin temel kuramları Han Hanedanlığı zamanında yazılmıştır (İ.Ö. 25), ama ilk kuramlarının Song Hanedanlığı'na (l.Ö. 960) kadar dayandığı gözlemlenir.

Sistemde küçük değişiklikler yapılmışsa da feng shui'nin temel düşünce yapısı Tang Hanedanlığı zamanında, Yang Yun Sang'ın İmparator Hi Tsang için (l.Ö. 888) yazdığı bir dizi kitaptan beri hiç değişmemiştir. Yang Yun Sang bu kitaplarında ağırlıklı olarak ejderhalardan söz eder. Bugün bile Çin'de ejderhalar en saygıdeğer göksel yaratıklardır.

"Çin simgeciliğinde ejderhalar en önemli göksel hayvanlardır. Bahar ve yeniden doğumla da tanımlanırlar. Bizim bakış açımızdan önemli olan feng shui'nin en önemli elementlerinden biri olan suyla ilişkileridir. Su aynı zamanda parayla ilintilidir. Bir ejderha nesnesi, süsü örneğin sahibini çok çalışmaya, başarılı ve varlıklı olmaya teşvik eder."

Feng shui simgeselliğinde yeşil ejderhalar ve beyaz kaplanlar tepelerin ve dağların altlarında yatarlar. Y. S. Sang'ın yazdığı feng shui kuramları bugün Form Ekolü adıyla anılır ve feng shui'nin en önemli kategorilerinden birisidir. Form ekolü genel olarak arazinin biçimlendirilmesi ve kenar çizgileriyle ilintilidir.

Bir yüz yıl sonra, Wang Chi ve Sung Hanedanlığı'ndan başka bilim adamları (İ.Ö. 969 - 1126), feng shui hakkındaki tüm eski metinleri okuyarak bu metinler üzerine kapsamlı yorumlar yazdılar. Bugünkü feng shui işte bu bilim adamlarının araştırma ve yorumlarına temellenir.

Bu bilim adamları insanların bireysel enerjisinin arazinin göksel enerjisiyle uyum içinde olması gerektiğini düşünmeye başladılar. Sonuç olarak Çin astrolojisinin görüşlerini kullanan farklı bir feng shui okulu oluşmaya başladı. Pa-kua simgesi, Lo Shu sihirli karesi, Luo-pan pusulası gibi araçlar, bireyler için en elverişli mekân ve yönleri belirlemede kullanılmaya başlandı. Bu sisteme de Pusula Ekolü adı verilir.

Feng shui her zaman yaşamın en önemli alanlarından biri olarak kabul edildi. Eski bir Çin deyişi başarılı bir yaşamın beş ana kuramını şöyle açıklar: "Önce kader, sonra şans gelir. Üçüncü olarak feng shui'yi insan sevgisi ve eğitim izler."

Kaderimizi belirleyen burcumuzdur, yaşamımızın ana çizgilerini çizer. Güçlü ve zayıf yönlerimizi ortaya koyar. Güçlü yönlerimizi yararlı kılmalı ve zayıf yönlerimizi de güçlendirmeye çalışmalıyız elbette.

Şans, tanımlaması zor bir sözcüktür. Çinliler öbür dört kavramın üzerinde çalışarak şansımızı açabileceğimize inanırlar. Şans bir zihin durumudur aslında. Geleceğe korkuyla değil de, katılımcı olarak, ümitle bakarsak, başımıza iyi şeylerin gelmesini umarsak, olaylar genellikle istediğimiz biçimde gelişir.

Üçüncü kuram feng shui'dir. Bunu kullanarak dünyayla ve içindeki her şeyle uyum içinde yaşayabiliriz. Bu biçimde yaşamak şans da dahil, yaşamımızı her anlamda iyiye götürür.

Dördüncü kuram insan sevgisidir. Hem eski Çin felsefesi hem de dini metinler hiçbir ödül beklemeksizin vermemizi öğütler. İnsanın kendi 'ben'ini hesaba katmadan vermesi kendi özel tatminini getirir ve yaşam kalitemizi iyileştirir.

Son olarak eğitim gelir. Hepimiz elimizden geldiğince ileri gitmeliyiz. Eğitim yaşam boyu süren bir çalışmadır; mümkün olduğu kadar dünyada olup bitenlerle bağımızı koparmamalıyız.

Bazı metinler beşinci kuram olarak eğitim değil de çaba sözcüğünü kullanır. Elbette bir şeylerin olması için çaba harcamamız gerekir. Yaşamda herhangi bir başarı kazanmak için aslolan, sıkı çalışmadır.

Lo Shu Sihirli Karesi « Pusula Ekolü

Trigramları üçe üç boyutlarında sihirli karelere dönüştürebiliriz. Bunun adına Lo Shu karesi denir, İ.Ö. 2205 yılında, Sarı Irmak'tan gelen bir kaplumbağanın kabuğunda bulunmuştur. Bu kaplumbağanın kabuğundaki dokuz rakam yatay, dikey, çapraz, her yönde on beşe toplanır. On beş bir güneş yılının yirmi dört fazının her birindeki günlerin de sayısıdır. Sayıların bu düzenlenişi kolayca pa-kua'ya uygulanır ve sekiz trigram merkezdeki bir karenin çevresine yerleştirilir.

Lo Shu sihirli karesi Taoizm'in köşe taşlarından biridir ve kare bugün bile Taoizm ritüellerinden etkilenir. Bu kare aynı zamanda İbranilerin kullandığı Satürn Karesi'dir. Görünen o ki mistik bilgiler günümüzden binlerce yıl önce bile el değiştirmiş.

KENDİ EVİNİZİ DEĞERLENDİRME YÖNTEMİ

Kendi evinizin sekiz yönünü bulmak için doğru olarak ölçeklendirilmiş bir taban planına ihtiyacınız olacak. Evinizin biçimi kare ya da dikdörtgense, aynı boyutlarda üçe üçlük bir sihirli kare çizip üzerine yerleştirebilirsiniz. Sihirli kareyi doğrudan planınızın üzerine çizmeyi de tercih edebilirsiniz elbette. Evinizin alışılmadık bir biçimi varsa, onu belirli parçalara ayırmak ve sekiz yönü her bir parçanın merkezinden yola çıkarak bulmak gerekir (Şekil 3H).

Aslında bu çalışmayı tek bir oda için bile yapabilirsiniz. Yatak odalarında bu çalışma yatak için en uygun yeri belirlemek amacıyla yapılabilir örneğin. Başka bir uç nokta da sihirli kareyi ülkenizin üzerine yerleştirmek ve yaşayacağınız en iyi bölgeyi belirlemek olabilir.


Şekil 3H: Evinizin alışılmadık bir biçimi varsa, küçük parçalara ayırıp her parçayı ayrı ayrı değerlendirin.

Sihirli kare her biri kendine ait konumda duran sekiz trigramdan oluşur. Örneğin eviniz doğuya bakıp, arkası batıya oturuyorsa bir Tui evidir. Sihirli karenizin alt kısmında doğu, üst kısmında da batı olmalıdır (Şekil 3I). Sekiz trigramın her birinin oturdukları yönler, karenin içindeki yerleşimlerini belirler.

Örneğin şekil 3I'daki en üstteki ve en sondaki kare, güneybatı yönünü gösterir. Şekil 3A'ya bakarsak, bu yönde oturan trigramın K'un olduğunu görürüz. Demek ki bu karenin içinde K'un var.

Kareyi tamamlayıp evin planının üzerine yerleştirelim. Diyelim ki Şekil 3E'deki Tui evinde yaşıyorsunuz. Şekil 3I'yı, şekil 3E'nin üzerine yerleştirerek Şekil 3J'yi elde ederiz.


Şekil 3I: Tui evi için sihirli kare


Şekil 3J: Sihirli kareyi evin planının üzerine yerleştirerek evi değerlendirmek

Şimdi elimizdeki planı yorumlayalım:

Asal konuma bakarak başlayalım. Bu Tui evinde asal konum batıdadır. Bir kısmı koridorda ziyan olmuşsa da, kalanının ana yatak odasında olması harikadır. Barış ve uyum sağlar. Yatak odasının geri kalanı sağlık konumunda olup, bu da bu odaya çok uygundur. Sağlık, maddi ödüller ve aile içi iyi ilişkiler yaratır.

Zenginlik konumu başka bir yatak odasına rastlar ve bu odada uyuyan kişiye zengin bir potansiyel sağlar. Hatta bu kişi zengin ve ünlü bile olabilir. Ancak tuvalet ve banyoyla da kesişen kısımları vardır ki, bu iyi değildir.

Sonuncu iyi konuma gelince; uzun ömür konumu yemek odasına rastlar. Bu durum yemek masasına sağlık ve uyum getirerek bu odayı bu masaya son derece uygun kılar. Aile bu odada yemek yiyerek ya da sadece bir arada olarak pek çok hoş zaman geçirecektir.

Şimdi olumsuz yerleşimlere bakalım. Ölüm hem ana giriş kapışım hem de oturma odasının büyük bir bölümünü kapsar. Bu alan talihsizlik ve kaza alanıdır. Oturma odasının geri kalanıysa altı shar ve beş hayalet alanlarını kapsar ki, her ikisi de olumsuz konumlardır. Altı shar kayıplara, talihsizliğe, dedikoduya ve skandallara; beş hayalet de suça, ateşe ve kötü etkilere açıktır. Demek ki bu evin oturma odası son derece kötü bir konum. Beş hayaletin bir bölümü de üçüncü yatak odasına rastlayıp, bu odayı da elverişsiz kılar.

Şimdi mutfağa bakalım. Mutfak felaket alanındadır; bu, kızgınlık, kavga dövüş ve ateş için potansiyel anlamına gelir. Görüldüğü gibi mutfak pek de uyumlu bir çalışma alam değildir bu evde.

Her evin iyi ve kötü konumları vardır. Her odanın doğru yerde olduğu çok az ev vardır.